Tasarruf
İslam'da Tasarruf
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 

"Yiyin, için fakat israf etmeyin!" İsraf, malı boşa harcamak etmek, faydasız hale getirmek, faydalı olmayacak şekilde sarf etmektir. İktisat, bir şeyi maksadına uygun, israfsa o şeyi maksadının dışında kullanmaktır. Kapitalist sistemin bireysel faydaya dayalı ve aşırı tüketimi teşvik eden yaklaşımına karşı İslam'da ekonomik hayatın dayandığı temel, bireyin kendi faydasını gözettiği kadar toplumun çıkarını da hesaba katması ve ihtiyacı ölçüsünde tüketim yapmasıdır.

"Kendisi için istediğini (din) kardeşi için de istemedikçe gerçekten iman etmiş olmaz" hadisi, müslüman bireye diğerlerini düşünme sorumluluğu yüklerken, "... yiyin, için, fakat israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez." (Araf 31) mealindeki ayet de müslümanları tasarrufa sevk etmektedir. Ayet, helal olan harcamaların insanı mutlu etmeye yeteceğini ancak ölçülü davranma gereğini vurgulamaktadır. "Ve onlar ki, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar." (Furkan 67)

"İktisat (tasarruf), geçimin yarısıdır" Tasarruf, modern iktisat teorilerinde çözüm aranan, sınırlı ekonomik kaynakların tam ve etkin kullanımı ile ekonomik büyüme ve kalkınma sorunlarına ilaç gibi bir çözümdür. Yalnızca kendisinin değil toplumun menfaatini de gözeterek israftan kaçınan bireylerin oluşturduğu bir ekonomide kıt kaynaklar en etkin biçimde kullanılabilecektir. Etkin kullanılan kaynaklar toplumun ve onu oluşturan bireylerin refahını artırırken, israftan kaynaklanan kanaatsizlik ve geçim sıkıntısı şikayetleri de kaybolmaya başlayacaktır. Zira günümüz toplumları her geçen gün kredi, mortgage vs. yollardan bankalara borçlanmakta ve bireyler daha çok çalışmalarına rağmen daha zor geçinebilmektedir.

İktisatçıların otonom ve uyarılmış tüketim kavramlarıyla açıkladığı, gelir düzeyi arttıkça insanların standartlarını yükseltmesi ancak gelirin azalmasıyla bu standardın ve harcama düzeyinin aşağı çekilememesi olgusu, pek çok alanda rasyonel olmayan harcamaların zamanla zaruret olarak algılanmasıyla "harcamada tasarruf, geçimin yarısıdır" (Hadis meali-Hatib) kuralına zıt olarak insanların geçim sıkıntısıyla mücadelesine neden olarak toplumun refah ve mutluluk seviyesinin azalmasına yol açmaktadır. "İktisat eden zenginleşir, israf eden fakirleşir" (Hadis meali - Bezzar) hadisinin toplumsal ölçekte bu noktaya işaret ettiği düşünülebilir. Bireysel anlamda ise "tasarruflu davrananın zenginleşmesine" karşın "israf edenin fakirleşmesi" ise dinen şöyle açıklanabilir: Tasarruf, nimete karşı bir nevi şükürdür. Allah'ın verdiklerini tasarruflu olarak kullanan bir kul o nimetlere değer verdiğini, şükrettiğini ve bunların kıymetini bildiğini göstermektedir. İsraf ise değer bilmezliği göstermektedir. Ayrıca israf kanaatsizliğe neden olarak daha çok tüketim yapılmasına yol açarken bu tüketimi karşılayabilmek için bireyin hırsa kapılması sonuçlarını doğurmaktadır. Hırs ise bencilliği tetiklemekte ve insanları meşru daireden uzaklaşmaya teşvik etmektedir. "Hayırda israf olmadığı gibi, israfta da hiç bir hayır yoktur" sözüne bu durum güzel bir örnektir. Aksine israf hiç bir hayra ve güzelliğe neden olmadığı gibi birçok güzelliği sona erdirmekte (kanaatli bir insanın yaşamındaki huzuru sona erdirmek gibi) ve çok zararlı hisleri (hırs, bencillik vs) uyarmaktadır.
 

Atasözler

İşten artmaz, dişten artar.

Tasarruf Rehberi

Anket

Yıllık kazancınızın yüzde kaçını tasarrufa ayırabiliyorsunuz?
 

REKLAM

Template 'Tasarruf' by [ ANGOPLUS ] ANGOPLUS